Merakla girilen bir yıl oldu.Washington ile Pekin arasındaki gerilim, bu kez tanklardan önce tarifelerle konuştu. ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci döneminde ticaret başlığı, diplomasinin önüne geçti.
Gümrük vergileri, çip kısıtlamaları, karşı hamleler… Hepsi ardı ardına geldi. Çin’in nadir toprak elementleri üzerindeki kontrol adımları, küresel tedarik zincirinde sessiz bir huzursuzluk yarattı. ABD Çin ticaret savaşı 2026’ya girerken bitmiş sayılmıyor.
Busan’da verilen kısa molaEkim sonunda, Busan’da yapılan görüşme geçici bir nefes aldırdı. Trump ile Şi Cinping kameralar karşısına geçti, uzlaşma vurgusu yaptı. Ama sorunlar çözülmedi, sadece ötelenmiş gibiydi.
Belki de herkes zaman kazanmaya çalışıyordu. Acaba yeter miBu soru kulislerde kaldı.
Tayvan detayı yeniden sahnedeYılın sonuna doğru tablo değişti. ABD’nin Tayvan’a yaklaşık 11 milyar dolarlık silah satışına onay vermesi, Pekin’de alarm zillerini çaldırdı. Ardından Çin ordusu Ada çevresinde geniş kapsamlı bir askeri tatbikat düzenledi.
Jeopolitik risk, yeniden görünür oldu.Kaygı.
ABD Çin ilişkileri son durum başlığında Tayvan gerilimi ABD Çin hattının hâlâ kırılgan olduğunu gösterdi.
Trump’ın Çin’e bakışı farklıTrump yönetimi, Çin’i ideolojik bir rakipten çok ekonomik bir rakip olarak görüyor. Biden döneminden ayrılan temel nokta da bu. “Önce Amerika” yaklaşımı, müttefikli çok taraflı çizgiden ziyade ikili pazarlığa dayanıyor.
Gümrük tarifeleri bu yüzden öne çıktı. Yerli üretimi korumak, yatırımı ülkeye çekmek hedeflendi. Çin’in devlet destekli sanayi modeli ise ABD’li üreticiler için haksız rekabet olarak tanımlandı.
Pekin’den ölçülü karşılıklarÇin tarafı hazırlıksız değildi. Karşılıklı tarifelere benzer oranlarda yanıt verdi. Daha önemlisi, kritik minerallerde ihracat kontrolleri devreye alındı. Bu hamle, teknolojik rekabeti başka bir seviyeye taşıdı.
Ekonomik ve teknolojik rekabet gündemden düşmedi. Trump Çin politikası bu alanda sert ama hesaplı ilerliyor denebilir.
Kısa ajans diliyle notABD, Tayvan’a silah satışını onayladı.Çin, askeri tatbikat başlattı.
Gerilim yükseldi, diyalog sürdü.
Kasım sonunda yapılan telefon görüşmesinde Tayvan konusu gündeme geldi. Şi, Ada’nın iadesinin savaş sonrası düzenin parçası olduğunu vurguladı. Washington ise statükonun tek taraflı değişmesine karşı olduğunu yineledi.
Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’nde Tayvan Boğazı’na özel vurgu yapılması dikkat çekti. ABD, çatışmayı önlemeyi öncelik olarak tanımladı ama askeri üstünlük ifadesi de metinde yer aldı.
Yeni yıl, belirsiz denge2026’da lider diplomasisi yoğun olacak. Trump’ın Çin ziyareti, Şi’nin olası iade gezisi, G20 ve APEC zirveleri takvimde. ABD Çin ekonomik rekabet başlığı uluslararası siyasetin merkezinde kalacak gibi duruyor.
Sonuç net değil. Gerilim var, temas da var. Büyük güç rekabetinin çatışmacı doğası değişmedi ama tamamen kopuş da kimsenin işine gelmiyor.
Gelişmeleri haberdata.com’u takip ve sosyal medya hesaplarını takip ederek güncel bilgilere ulaşabilirsiniz
Kısa Terim AçıklamalarıNadir toprak elementleri: Yüksek teknoloji ürünlerinde kullanılan stratejik mineraller (telefon, batarya gibi).
Stratejik belirsizlik: Tarafın niyetini açık etmeyerek karşı tarafı caydırma yöntemi (net konuşmamak).