Bir tablo. Sessiz ama ağır.
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun paylaştığı veriler, 2025 boyunca en az 391 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü ortaya koydu. Rakam net, hissi ise daha karışık. Çünkü ölümlerin büyük kısmı evlerde yaşandı.
Federasyonun sosyal medya üzerinden duyurduğu çalışmaya göre, yaşamını yitiren kadınların yüzde 64,7’si kendi evlerinde öldürüldü. Ev, yani güven duygusunun başladığı yer. Burada bir duraksama oluyor insan ister istemez.
Silahlar öne çıkıyor.
En sık kullanılan yöntem ateşli silahlar olarak kayda geçti. Faillerin çoğunluğunu ise aile içinden erkekler oluşturuyor. Bu noktada “aile içi şiddet” kavramı (evde yaşanan fiziksel zarar) yeniden gündeme geliyor.
Kadın cinayetleri verileri incelendiğinde bazı şehirler öne çıktı. İstanbul ilk sırada. Ardından Diyarbakır ve İzmir geliyor. Sayılar şehir şehir dağılıyor ama his aynı kalıyor gibi.
İstanbul’da 54, Diyarbakır’da 21, İzmir’de 20 kadın cinayeti kayda geçti. Antalya’da 19, Ankara’da 16, Adana’da ise 14 vaka bildirildi. Toplamda sayı 390’ı biraz aşıyor gibi duruyor, veri setlerinde küçük farklar olabiliyor.
Kısa ajans notu:
TKDF, verilerin açık kaynaklar ve basına yansıyan bilgilerden derlendiğini duyurdu. Çalışma düzenli aralıklarla güncelleniyor.
Uzmanlar, ev içi şiddetin erken fark edilmesinin hayati olduğunu vurguluyor. Risk değerlendirmesi (tehlikenin önceden ölçülmesi) ve koruyucu tedbirler burada kilit rol oynuyor deniyor.
Kadına yönelik şiddet Türkiye gündeminde kalmaya devam ederken, sivil toplum kuruluşları farkındalık çağrılarını sürdürüyor. Gelişmeleri haberdata.com’u takip ve sosyal medya hesaplarını takip ederek güncel bilgilere ulaşabilirsiniz
Sonuç kısmında daha sakin bir ton var.
Veriler soğuk ama çözüm arayışı sıcak. Umut, belki de burada.
Uzmanlık Terimleri Kısa Açıklama:
Risk değerlendirmesi: Şiddet ihtimalinin önceden analiz edilmesi.
Koruyucu tedbir: Mağduru korumaya yönelik hukuki ve sosyal önlemler.